
ÇOCUKLARDA
DİKKAT EKSİKLİĞİ
Dikkat nedir? Ne işe yarar?
Gereken işe, gerektiği kadar, gerekli
süre zarfında odaklanabilmektir dikkat. Herkes için gereklidir; bazen
dikkatsizliğimiz yüzünden yanlış yola saparız, yemeğin tuzunu unuturuz, iş
yerindeki yazışmaların tarihini geciktiririz istemeden, sonra da
dikkatsizliğimizin cezasını çekmek zorunda kalırız. Çocuk olmak zaman zaman
dikkatsiz, kontrolsüz (aceleci) davranışları, kıpır kıpır olma halini
beraberinde getirse de dikkat hem akademik hem sosyal becerileri için
gereklidir.
Dikkat olmadan öğrenme ve gelişme
olmaz; bebekler ilk günden itibaren keşfetmek, öğrenmek ve becerilerini
geliştirmek için çevrelerini dikkatle inceleler. Kendi bedenlerini, annelerini,
çevreyi dikkatle inceleyerek dış dünyayı gelişen becerilerini de kullanarak
yavaş yavaş keşfe başlarlar. Bebeklerin dikkatleri doğal olarak kısa sürelidir,
ilgilerini canlı tutmak için uyaranların çeşitliliği ve zenginliği önemlidir.
Ama ilk günden itibaren bebekler çevrelerine dikkat ederler, yeni olaylar ve
durumlar karşısında dikkat kesilirler, gösterdikleri tepkiler ve davranışları
ile dikkat çekerler…
Dikkat niye dağılır?
Çocuklar büyüdükçe dikkat
konsantrasyon süresi ve kalitesi gelişir. Okul öncesi dönemde 5-10 dakika ile
sınırlı olan dikkat süresi okul dönemindeki çocuklarda 20 dakikaya kadar
uzayabilir. Dikkat konsantrasyonu kesintisiz olan bir süreç değildir. Hepimizin
dikkati belli periyodlarda dağılır, önemli olan işimize devam etmek için
dikkatimizi yeniden toplamayı başarabilmemizdir.
Dikkat bir çok etkenden
etkilenebilir. Öncelikle yorgunluğun dikkat üzerindeki olumsuz etkisini herkes
yaşamıştır. Uykusuz olduğumuzda ya da uzun saatler süren çalışma saatleri
sonrasında dikkati toplamak daha da zorlaşır.
Günlük hayat olayları dikkat fonksiyonlarımızı etkiler; kafamızı kurcalayan
birden fazla düşünce-problem varsa gerekli olana odaklanmak, işleri düzene
koymak imkansızlaşır. Kafamızın içi karışıksa çantamızın içi ya da masamızın
üzeri de karışıktır.
Dikkat aynı zamanda ruhsal durumuzdan
da etkilenir. Dikkat kelimesinin sözlük tanımı; “Duygularla düşünceyi bir şey
üzerinde toplama, uyanıklık (Türk Dil Kurumu)” bu ilişkiyi oldukça net bir
şekilde anlatır. Üzgün olduğumuzda yaptığımız işe dikkat etmek zorlaşır hatta
içinde bulunduğumuz duygusal durum ne kadar olumsuzsa dikkat fonksiyonları o
kadar bozulur.
Rutin, sıkıcı olan işlere dikkati
yoğunlaştırmak daha zordur. Çünkü dikkat ve motivasyon el ele giden iki
işlevdir. Biri olmadan diğerini sağlamak pek mümkün değildir. Bu nedenle
çocuklar sevdikleri bir oyunu oynarken uzun süre dikkat ederken onlar için
sıkıcı olan 15 dakikalık bir ödevi 45 dakika da tamamlayabilirler.
Günlük hayatta ara sıra dikkatin
dağılması olağandır ama bu dikkat dağınıklığı bireyin sosyal ilişkilerini,
akademik başarısını günlük hayat ile ilgili işlevleri yerine getirmesini ciddi
olarak etkiliyorsa o zaman bu durum dikkatle ele alınmalıdır.
Dikkat Eksikliği Hiperakvitive
Bozukluğu nedir? Belirtileri nelerdir?
Son yıllarda okul çağı çocuklarında dikkatsizlik, unutkanlık, aşırı
hareketlilik, düşünmeden hareket etme, kurallar uymakta zorluk gibi sorun
tanımlamaları dikkat çekmektedir. Eğitimcilerin ve anne-babaların çoğu
çocuklarının çok çabuk sıkıldığından, ödevlerini yapmakta, kitap okumakta, ders
çalışmakta isteksiz olduklarından, çok sık eşya kaybettiğinden, enerjisinin hiç
bitmez gibi olduğundan, kurallara uymakta zorlandıklarından, televizyon ve
bilgisayar karşısında saatler geçirirken 10 dakikalık ödevin başına
oturtamadıklarından zaman zaman yakınabilmektedirler. Bunlar zamane çocuğunun
özellikleri midir, anne-baba tutumlarının sonucu mudur yoksa çok farklı bir
nedenden kaynaklanıyor olabilir mi?
Bu olasılıkların hepsi mümkün açıklamalar olabilir. Açıklamanın hangisi olduğuna
göre de çözümler farklılık gösterebilir. Önemli olan çocuğun davranışlarının
altında yatan etkenleri doğru anlayabilmek, ayrıntıları gözden kaçırmamak,
gerektiğinde uzman kişilerin gözlem ve yorumlarına başvurabilmektir.
Aslında tüm bu sorunların çok da yeni
olmadığı bilinmektedir. Ama bilimsel araştırmalar sayesinde nedenler ve çözümler
hakkında daha sağlıklı ve etkili bilgilere sahip olmaya başladığımız için var
olan problemlerin farkına varmak ve tanımın yapmak daha kolay hale gelmiştir.
Dikkat fonksiyonların uzun süreli ve
yoğun olarak bozulduğu durumlardan biri dikkat eksiliği ve hiperaktivite
bozukluğu’dur. Genel olarak yaşıtlarına oranla daha hareketli olmak, bilişsel
çaba gerektiren işlere dikkatini yoğunlaştırmada zorlanmak, acelecilik,
olayların sonunu düşünmeden hareket etmek belirtileri ile tanımlanabilir.
Uzmanlar Dikkat Eksikliği ve
Hiperaktivite Bozukluğunu yaşam boyu devam eden sosyal, duygusal ve iş hayatı
üzerinde olumsuz etkileri olan bir bozukluk olarak tanımlamaktadırlar.
Çocukluk döneminin özellikleri göz
önüne alındığında bu sorun tanımına dikkatle ve profesyonel bakışla yaklaşmak
gerekir. Çünkü çocuklar doğaları gereği hareketlidir, sabırsızdır, dikkatsizdir
ve sakardırlar. Bu noktada önemli olan tüm bu ve benzeri davranış tanımlamaların
bir soruna işaret edip etmediğini araştırmaktır. Soruna işaret eden en önemli
etken ise bu davranışların çocuğun günlük hayat kalitesini, arkadaşları ile
uyumunu ve okul başarısını ne yönde etkilediğini gözlemlemektir. Eğer bu
belirtilerin hepsi ya da bir kaçının var olduğu durumda çocuğun sosyal ve
akademik uyumu olumsuz olarak etkileniyorsa o zaman anne-babanın, öğretmen ve
rehberlik servindeki uzmanların harekete geçmesi önemlidir.
Çocuklarda dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğunun fark edilmesi ve tanınması daha çok okul dönemi ile
ortaya çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni DEHB’nin büyük ölçüde okul ortamında
sosyal uyum ve akademik başarı için gerekli olan alanları etkilemesidir. ev
ortamında anne-baba çocuğun hareketlilik, acelecilik, dikkatsizlik gibi
özelliklerini fark etse bile bu her zaman büyük bir sorun yaratmaya bilir. Ancak
sosyal ortamlar, kural ve sınırlamaların olduğu durumlar, yeni bilgi ve
becerilerin öğrenilmesi gereken durumlar DEHB olan çocukların sıkıntı yaşamasına
neden olabilir. Evde 5 dakikada bir masasından kalkmasından anne-baba rahatsız
olsa bile müdahale etmeye gerek duymayabilir ancak sınıf ortamında bu davranış
hem çocuğun öğrenmesini hem sınıf düzenini etkileyeceği için çocuğun öğretmen ve
arkadaşları ile sorun yaşamasına neden olacaktır. Bu nedenle dikkat ve
hareketlilik ile ilgili sorunlar bu çocukları okula başlamasıyla daha dikkat
çekici daha da önemlisi çocuğun hayatının olumsuz olarak etkileyecek hale
gelmektedir.
DEHB her ne kadar çocukluk döneminde
tanınsa da sadece bu döneme ait bir sorun tanımı değildir. Dikkat eksikliği,
aşırı hareketlilik ve dürtüsellik (düşünmeden, ani hareket etme) bireyin tüm
hayatını etkileyen sorunlara neden olabilmektedir.
Dikkat eskiliği ve aşırı hareketlilik
son günlerde popüler kavramlar olsa da ailelerin, öğretmenlerin ve uzmanların bu
konu hakkında doğru bilgilere sahip olması çok önemlidir. Bu şekilde sorunlar
doğru şekilde tanımlanıp, uygun müdahaleler planlanabilir. Dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğunun “tembellik/yaramazlık olarak tanımlanması kadar, her
hareketli çocuğunda hiperaktif olarak görülmesi çocukların ve ailelerin hayatını
zorlaştıracaktır.
DEHB bozukluğuna ait Amerikan
psikiyatri Birliği tarafından belirlenmiş olan belirtiler aşağıda bilgi vermek
amaçlı olarak sıralanmıştır. Bu belirtiler anne-babalara, öğretmenlere
gözlemlerinde yol gösterebilir. Ancak çocuğun yaşadığı sorun ile ilgili doğru ve
etkili tanımlamanın bir uzman tarafından yapılması gerekmektedir.
Dikkat eksikliği belirtileri
1) Ayrıntılara dikkat etmekte zorluk ya da okul, iş ve diğer etkinliklerde
dikkatsizce hatalar yapma
2) Dikkat gerektiren görevler ya da işlerde dikkati sürdürme güçlüğü
3) Birisiyle yüz yüze konuşurken dinlemede güçlük çekme
4) Okul ödevlerini ya da işyerinde verilen görevleri bitirmekte zorlanma,
verilen yönergeleri izlemekte zorluk çekme( yönergeleri anlama güçlüğüne ya da
inatlaşmaya bağlı değildir.)
5) Görevleri ve etkinlikleri düzenleme/ organize etme güçlüğü
6) Uzun zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma, bu işlerden hoşlanmama ya da
bu işlere karşı isteksizlik
7) Görev ve etkinlikler için gereken eşyaları kaybetme ( örneğin: oyuncak, okul
ödevleri, kalem, kitap ya da araç gereç)
8) Dikkatin kolayca dağılması
9) Günlük etkinliklerde unutkanlık
Aşırı hareketlilik ( hiperaktivite)
belirtileri
1) El ve ayakların kıpır kıpır olması, oturduğu yerde duramama
2) Oturulması gereken durumlarda yerinden kalkma
3) Koşuşturup durma ya da huzursuzluk hissi
4) Boş zaman faaliyetlerini sessizce yapmakta güçlük
5) Sürekli hareket halinde olma ya da sanki motor takılıymış gibi hareket etme
6) Çok konuşma
Dürtüsellik
1) Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verme
2) Sıra beklemekte zorluk çekme
3) Başkalarının işine karışma ya da konuşmalarını bölme
Yukarıda tanımlanan belirtilerin
görüldüğü alanlara göre Dikkat eksiliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 3 ayrı grupta
tanımlanabilir.
-Dikkat konsantrasyon, hareketlilik
ve dürtüsellik alanlarında sorun yaşayan grup
-Sadece dikkat eksikliği olan grup
- Aşırı hareketlilik ve dürtüsellik
alanında sorun yaşayan grup
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive
Bozukluğuna ait belirtilerin 7 yaşından önce başlamış olması, uzun süredir devam
ediyor olması (6 aydan daha uzun süreli), en az çocuğun iki farklı ortamda
benzer davranışları ve sorunları sergiliyor olması (yuvada, okulda, evde,
arkadaşları ile birlikte), söz konusu davranışların çocuğun yaş dönemi
özelliklerine göre farklılık göstermesi (4 yaşındaki bir çocuğun dikkatinin kısa
süreli olması gelişim dönemi özelliği olarak normaldir, ancak uyaranlara
yaşıtlarının gösterdiği kadar ilgi ve dikkat gösteremiyorsa o zaman buna dikkat
edilmelidir) önemlidir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Bozukluğunun (DEHB) nedenleri
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Bozukluğunun ortaya çıkmasında etken olan nedenler araştırıldığında bir tek
nedenden çok birden fazla etkenin rol aldığı belirtilmektedir. DEHB üzerine
yapılan ayrıntılı araştırmalarda beyinde dikkat ve dürtü kontrolünü sağlayan
bölümlerdeki aktivite düzeyinde farklılıklar olduğu belirtilmektedir. Bunun yanı
sıra DEHB’nin kalıtımsal bir özelliğe sahip olduğu da elde edilen önemli veriler
arasındadır. Ancak beyindeki bu farklı çalışmaya tam olarak nelerin neden olduğu
ile ilgili kesin sonuçlara henüz ulaşılamamıştır. Bununla birlikte bazı çevresel
etkenlerin DEHB riskini arttırdı da araştırma sonuçları arasındadır. Özellikle
beynin gelişiminde çok önemli bir devre olan hamilelik döneminde annenin sigara-
alkol kullanımı diğer pek hastalık riski ile birlikte DEHB riskini de
arttırmaktadır. Bunun yanı sıra erken doğum, doğumda karşılaşılan
komplikasyonlar, doğum sonrasında yaşanan ciddi sorunlar DEHB görülme olasılığı
arttırabilmektedir. Çevresel etkenler birebir DEHB’ye neden olarak görülmemekte
ancak var olan bozukluğun ortaya çıkma ve şiddetini arttırma olasılığını
yükselttikleri bilinmektedir.
Anne-baba tutumlarının ise DEHB neden
olmadığı ancak sorun ile baş etmede önemli bir rolü olduğu bilinmektedir.
Çocukların dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik nedeniyle karşılaştıkları
sorunlar ile baş etmeleri ve gerekli becerileri geliştirmeleri için uygun
anne-baba tutumlarının önemi büyüktür. Uygun olmayan (aşırı otoriter ya da
kuralsız) anne-baba tutumları söz konusu olduğunda ise çocuğun günlük hayatta
sosyal, duygusal ve akademik alanda uyum göstermesi zorlaşmaktadır.
DEHB ve günlük hayat
DEHB söz konusu olduğunda çocuklar
belirli sınırlara, günlük düzene, tamamlanması gereken işleri bitirebilmek için
de destek ve motivasyona ihtiyaç duymaktadırlar. Anne-babalığın zor tarafı ise
çocuğa olumlu davranışı geliştirmek için destek olurken, ortaya çıkan olumsuz
davranışlar ile uygun baş etme yöntemlerini bulabilmektir.
DEHB belirtilerinin yoğunlaştığı
alanlara ve belirtilerin şiddetine göre bireyin hayatında farklı alanlarda
etkisini göstermektedir. Aşırı hareketlilik nedeniyle okulda kurallara uymakta
zorlanan bir çocuk uygun spor dalında oldukça başarılı olabilir. Çocukların
yaşadıkları zorluklar ile baş etmelerinde iki nokta oldukça önemlidir; birincisi
zorlandıkları alanların farkına varıp bunlarla baş etme yöntem ve sistemleri
geliştirebilmelerine destek olmak, ikincisi size güçlü yanlarını keşfedip bu
alanlarda kendilerini geliştirmeleri, ortaya çıkarmaları için fırsat vermek.
DEHB ile baş etmede davranış
sonuçları ve motivasyon önemli role sahiptir. Çocuklar davranış sonuçlarından
öğrenirler. DEHB söz konusu olduğunda ise davranış sonuçlarının daha çabuk, daha
tutarlı olması önem kazanmaktadır. Genel olarak uzun dönemli ödüller ya da
cezalar davranış değişikliğinde ya da yeni becerilerin öğrenilmesinde etkili
olmaz. Davranışın hemen arkasından gelen, davranış ile ilişkili sonuçlar daha
verimli olacaktır. Örneğin yıl sonunda alınacak karne hediyesinin ders çalışma
alışkanlığını kazandırma ihtimali oldukça düşüktür, bunun yerine her akşam ders
çalıştıktan sonra anne-baba tarafından uygun görülen zamanı televizyon ya da
bilgisayar karşısında geçirmek daha etkili bir davranış sonucu olabilir.
Televizyon ve bilgisayar çocukların
hayatında giderek daha da büyük rol oynamaktadır. Bazı araştırmacılar küçük
yaştan itibaren televizyon karşısında geçirilen uzun saatlerin dikkat
eksikliğine neden olabileceğini belirtseler de kesin ve tutarlı sonuçlar elde
edilememiştir. Ancak bilinen gerçeklerden biri çocukların televizyon seyrederken
ya da bilgisayar oynarken dikkatlerini yoğunlaştırmakta çok fazla sorun
yaşamadıklarıdır. Bu durum pek çok anne-baba için kafa karıştırıcıdır. Ödev
yaparken 5 dakika yerinde oturamayan çocukları sinemada Örümcek Adam filmini
başından sonuna gözünü kırpman seyredebilmektedir, ya da 2 kere 2 kaç eder
sorusunun cevabını karıştıran çocukları bilgisayarda onların bile anlayamadığı
oyunlarda çok başarılı olmaktadır. Bu durum ile ilgili belirtilebilecek iki
önemli gerçek vardır birincisi televizyon aktif olarak dikkat fonksiyonlarının
çalışmasını gerektirmeyebilir, görüntüler hızla akar, değişir, çocuk ise
televizyon karşısında bu hızla geçen uyaranları takip eder, ikincisi bilgisayar
ortamı gerçek hayatta var olmayan kadar hızlı bir geribildirim sistemi ile
çalışır, oyunda hata yaparsanız yanarsınız, canınız gider, başarılı olursanız
puanınız artar, ileriki bölüme geçersiniz, gücünüz artar. DEHB ile en önemli
özelliklerden biri zaten bu bireylerin davranışları ile ilgili hızlı geri
bildirimlere ve motivasyona ihtiyaç duymalarıdır, bilgisayar ortamı da bunu
sağlar. Bu noktada bir parantez açmak gerekir; bilgisayar bunu sağlıyorsa o
zaman hep bilgisayar oynarsa beceriler gelişir mi? Bu sorunun cevabını maalesef
düz bir mantık içinde vermek zor. Gerçek hayat sosyal ilişkilerden,
sorumluluklardan, rutin ve sıkıcı olabilen işlerden, kurallardan oluşur, hayat
bilgisayar ortamındaki gibi değildir. Bu nedenle çocukluktan yetişkinliğe
bireyin sağlık olarak hayatının devam ettirebilmesi için onun için zor olan
alanlardaki becerilerinin desteklemesi ve geliştirilmesi gerekir. Bilgisayar
hayatın bir parçası, çocukların eğitiminde etkili kullanıldığında yararları
oldukça fazla olan bir araç. Ancak sınırsız, kontrolsüz kullanımı olumlu
etkilerini gölgede bırakacak sonuçlara neden olabilmektedir.
Bilgisayar ve televizyonu, çocuğun
hayatından tamamen çıkarmaktansa uygun şekilde anne-babanın kontrolü ve
sınırlamalarıyla çocuğun becerilerinin gelişmesini desteklemek için kullanmak
daha etkili olacaktır. Televizyonda seyredilen bir belgesel ya da film hakkında
tartışmak, olaylar arasında neden –sonuç ilişkisi kurmasına yardımcı olacak
paylaşımlarda bulunmak, internette ilgisi çeken bir konu hakkında araştırma
yapmak (konuyu nasıl araştıracak, hangi adımları izlemesi gerekiyor, gerekli
bilgiyi gereksiz olandan nasıl ayırmalı, öğrendiği bilgiyi nasıl kullanabilir
vb) dikkat fonksiyonlarının gelişmesini destekleyecektir.
DEHB ile baş etmek için neler
yapılır?
DEHB doğru tanımladığı ve uygun
yaklaşımlarla müdahale edildiğinde olumlu gelişmelerin ortaya çıktığı bir
bozukluktur. Bunun için öncellik çocuğun yaşadığı sorun alanlarının doğru
şekilde tanımlanması önemlidir. Anne-babanın gözlemleri, öğretmenlerin ve
rehberli servisinin tespitleri çocuğun uygun şekilde yardım alabilmesi için
gereklidir. Dikkat ve aşırı hareketlilik ile ilgili sıkıntılar yaşadığından
şüphelenildiğinde konunun uzmanı olan bir çocuk psikiyatristine başvurmak ilk
adımdır. Gerekli olan tanı ve değerlendirmeler psikiyatristin yönlendirilmesi
ile tamamlanacaktır. Bundan sonraki adım ise yaşanılan sorunlar ile baş etmek
için uygun olan tedavinin programlanmasıdır. DEHB tedavisinde etkili olduğu
kanıtlanmış tedavi yöntemlerinden biri ilaç tedavisidir. Bu konu hakkındaki en
doğru ve gerekli bilgileri çocuk psikiyatri uzmanlarından edinmek önemlidir.
İlaç tedavisinin yanı sıra çocuğun zorlandığı beceri alanlarının geliştirilmesi
için bireysel ya da grup çalışmaları ile yapılan psiko –eğitsel terapilerin
etkili olduğu görülmektedir. Psiko-eğitsel terapilerin amacı çocuğun sorun
yaşadığı alanları tespit etmek daha sonra uygun müdahale yöntemleri kullanarak
becerilerin gelişmesini sağlamaktır. Örneğin masa başında dikkatini uzun süre
yoğunlaştırmakta zorlanan bir çocukla yapılan süreli dikkat çalışmaları ile bu
sürenin artması hedeflemektedir.
Çocukla yürütülen bireysel ya da grup
çalışmalarının etkinliği ise anne-babanın da tedavi sürecinin bir parçası olması
ile mümkündür. Ev ortamında anne-babanın uygun disiplin yöntemlerini uygulaması,
eleştirel yaklaşmak yerine çocuğun zorlandığı alanları gerçekçi olarak kabul
etmesi, gerekli olduğunda destek olması tedavinin verimliliği için gereklidir.
DEHB tanısı ile karşılaştığında
anne-babanın bu konu ile ilgili bilgi edinmesi oldukça önemlidir. Çünkü hem
çocuğun tedavisinin etkinliği için hem de ev ortamında anne-baba-çocuk
arasındaki iletişimin korunması ve geliştirilmesi için anne-babanın ne ile karşı
karşıya oldukları hakkında bilgi sahibi olması gereklidir.
Genel olarak DEHB ile baş etmekte
anne-babaların dikkat edebileceği konu başlıkları aşağıdaki maddelerle
özetlenebilir
DEHB olan bireyler planlama ve
organizasyon becerilerinde sorun yaşayabilirler. Bu nedenle günlük bir düzenin
ve programın oluşturulması, takip edilmesi gün içinde yerine getirilmesi gereken
sorumlulukların yerine getirilmesini kolaylaştırır.
Dikkat eksikliği söz konusu olduğunda
şunu unutmamak gereki aslında dikkat oradadır sadece sıkıcı ve rutin bir işe
tutarlı olarak odaklanmak ile ilgili sorun yaşanmaktadır. İlgi ve motivasyonu
arttırmak dikkatin toparlanmasında etkili olacaktır. Örneğin çocuğun ilgisini
çeken bir konu hakkında okuması ya da yazı yazması sıkıcı bir konu hakkında
yazmasından daha kolay olacaktır.
Ödüller ve davranış sonuçları doğru şekilde kullanıldığında becerilerin
gelişmesine yardımcı olacaktır. Bilgisayar ve televizyon çocuklar için
genellikle işe yarayan pekiştireçlerdir. Önce televizyon izlerse ödeve otumak
daha zor olacaktır ama ödevini bitirip televizyon izlemeye ya da bilgisayar
oynamaya hak kazanmak daha verimli sonuçlar verebilir.
Dikkat birebir ilişkide daha az
dağılır, gerektiğinde ders konusunda aile üyelerinin yardımı işe yarayabilir.
Tabi ki çatışma ortamına neden olmadıkça.
DEHB söz konusu olduğunda çoğu zaman
eşlik eden başka sorunlar ortaya çıkabilir. Örneğin öğrenme problemleri
,davranış sorunları ya da duygusal sorunlar (kaygı- depresyon). Eğitimcilerin ve
anne-babaların bu konudaki gözlemleri oldukça önemlidir. Eşlik eden sorunlar
varsa bu durum değerlendirilmeli, uygun şekilde tedavi planı yapılmalıdır.
Okul-aile-uzman işbirliği DEHB
tedavisinde olmazsa olmazlardandır. Çocuğun gelişimi için ekip çalışması yapmak,
çocuğun becerilerini tüm bu ortamlarda desteklemek tedavinin etkinliğini
artıracaktır.
DEHB özellikle davranış alanında
neden olduğu sorunlar nedeniyle anne-baba- çocuk arasındaki ilişkide
çatışmaların artmasına neden olabilir. Anne-baba istemeden baskıcı, eleştirel
tepkiler verebilirler, bu tip davranışlar ise çocuğun olumsuz davranışlarının
artmasına neden olabilir. Anne-babanın temel kurallar konusunda net ve tutarlı
olması, genel olarak çocuğun olumlu davranışlarını geliştirme üzerine
odaklanmaları çatışmaların azalmasında etkili olabilir.
DEHB uzman yardımı alındığında olumlu
gelişmelerin kaydedilebildiği, çocuğun ve ailenin hayat kalitesinin gelişmesinin
mümkün olduğu, tedavi edilebilen bir sorundur.
KAYNAK
Bebeklikten Erişkinliğe Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” Prof. Dr.
Bengi Semerci, Prof. Dr. Atilla Turgay
Ece Akın Bakanay
| | Ana Sayfa | Bültenler | Makaleler | Psiko Drama | Galeri | Eğlence | Veli Defteri | İletişim | Yaz Okulu | |
| | Biz Kimiz? | Neden Biz? | Farklılığımız | Değerlerimiz | Vizyonumuz | Statümüz | Kadromuz | Materyal Standardı | Yemekhanemiz | |
| | Binamız | Anlayışımız | Felsefemiz | Programlarımız | Branş Derslerimiz | Bir Günümüz | Yabancı Dil | Psikolojik Destek | |
| | Kayıt Bilgilerimiz | Organizasyonlar | Bugün Doğanlar | Site Haritamız | |
![]() |
|
İpekböceği Çocuk Yuvası, Kreş ve Anaokulu Copyright © 2009. Created by KILIÇ |